11 Mart 2008

Sey Hamamı Doğa Yürüyüşü

Geçtiğimiz Pazar günü ayakizi ekibinin düzenlediği doğa yürüyüşüne katıldık.Uzun zamandır çalışmalarımızın yoğunluğu ve kış mevsimi sebebinden doğa ile buluşamadığımız şu günlerin ardından Pazar günü yaptığımız 14km lik doğa yürüyüşü bize ilaç gibi geldi.Tam anlamı ile kanımızı tazeledi diyebilirim.

Geziye arkadaşımız Çağatay Şahin'in önerisi üzerine gittik ve çok memnun kaldık.Bu güzel öneri için de kendisine teşekkür etmeden geçemeyeceğiz.

Sey Hamamından başlayıp yine burada noktalanan yürüyüşümüz esnasında çok güzel yerler gördük.Pazar gününün, karın henüz eridiği, doğanın yavaş yavaş uyanmaya başladığı ve güneşin içimizi ısıttığı bir güne gelmesi de ayrıca bir şans oldu bizim için.

Ekibimiz 50 kişilik oldukça kalabalık ve oldukça sıcak insanlardan oluşan bir gruptu.Bu da gezimize ayrıca bir zevk kattı. Tabiki bu güzel günün ardından yakın zamanda yeniden böyle bir yürüyüşe yeniden katılma kararı da aldık.

28 Aralık 2007

Hoşgeldin 2008

Kendi adımıza 2008 yılında, henüz emeklemekte olan yeni oyun projemizin güzel bir yere gelmiş olmasını görmeyi ve bunun yanında sağlıklı, mutlu bir sene geçirmeyi beklerken, sizlerin de yeni yılınızı en içten dileklerimizle kutlar, sağlıklı, mutlu ve oyun dolu günler geçirmenizi dileriz.

Neslihan & Deniz

22 Ekim 2007

Kaplumbağamıza Veda




Dün ailemiz için acı bir olay yaşandı. 3 seneyi aşkın bir zamandır bizimle beraber olan kaplumbağamız hayata gözlerini kapadı. Küçük dostumuzu herzaman sevgi ile anacağız.

Neslihan ve Deniz Aydınoğlu

11 Eylül 2007

Eskişehir Güzel Bir Şehir


Yakın arkadaşımız Atıl'ı görmek için Eskişehir'e gittik.Daha önce Eskişehir'i görmemiştim ve bu denli güzel ve düzenli bir şehir açıkçası beklemiyordum.Hafiften bir Avrupa şehri havası vardı üzerinde.

Porsuk nehrinin etrafı çok güzel düzenlenmmiş. İçinde balıklar bile vardı. Arkadaşımızın evi de Porsuk nehri üzerinde olduğu için çok güzel bir manzaraya sahipti.Tabiki gittiğimizde havanın açık ve güzel olması bizim gezimizi güzelleştirdi.



Eskişehir'de bir de sokaklarda bir çok yere yerleştirilmiş inek heykelleri vardı çok hoşumuza gitti hepsi.Sanırım bunlar şehre saygı inekleri olarak geçiyormuş.Başka ülkelerde de örnekleri bulunuyormuş.


03 Eylül 2007

Çırağan Gezisi

Geçen pazartesi günü Ceidot ekibi olarak K2 Networks 'ün Çırağan Sarayı 'nda düzenlediği tanıtım partisine katıldık. K2 özellikle Türkiye 'de internet üzerinden bedava oynanabilen Knight Online ve SilkRoad Online oyunları ile tanınan bir yayıncı şirket. Partide Türk oyun camiasının pekçok tanınan ismi ile yüzyüze görüşme fırsatını bulduk. Çırağan içerisinden bol bol fotoğraf çektik. Genel olarak eğlenceli bir iş gezisi oldu diyebilirim.

14 Ağustos 2007

Olympos-Kaş Gezisi

Bir tatili daha bitirip işlerimize geri döndük.Bu sefer 1 hafta gidebildiğimiz tatilimizde Kaş ve Olympos’a gittik.Genelde şnorkellerimizi takıp uzun yüzme seansları düzenledik ve çok eğlendik.

(KAŞ)
Tatilimize 4 Ağustos Cumartesi günü sabahın 3:30'unda yola çıkarak başladık. Kaş’a gidişimizi Afyon üzerinden yaptık ve sabah kahvaltısı için güzel bir sucuklu yumurta yedik. Bu bizim için tatile iyi bir başlangıç oldu. Daha sonra Fethiye üzerinden Kaş’a geçtik.Önceden rezervasyon yaptığımız Begonvil Oteli çok da zorlanmadan bulduk. Neyseki önceden rezervasyon ile gitmişiz çünkü Kaş’da boş yer bulmak zor oluyormuş. Geçen senelerde genelde biz çok plan yapmadan çıkardık yola ve gideceğimiz yere varınca da yer arardık ancak bu Kaş için iyi bir yöntem değilmiş.Sezonda genelde çok dolu olan bir tatil mekanıymış.
İlk gün yola erken çıktığımız için Kaş’a da erken bir zamanda vardık.Böylece ilk günden yüzme imkanı yakaladık.Kaş ‘ın yakınında direk plaj tarzı bir yer yok.Genelde kayalık yerlerde kurulu işletmeler var.Buralardan da denize giriliyor.Tam da bizim sevdiğimiz gibi derin ve kayadan girilen bir denizi var Kaş’ın.Ara ara soğuk akıntılar gelip sizi dürtse de deniz çok güzeldi. Şnorkel ile yüzerken altımızda dalış yapan insanları da gördük. Kaş dalış ile ilgileneler için çok iyi bir mekanmış.Hem dalış yapmanız için sizi farklı güzel koylara götürüyorlarmış, hem de dalış eğitimi veren yerler mevcutmuş.Bizim dalış konusunda tecrübeniz olmadığından bu konulara giremedik ama tatilde üniversiteden rastladığımız iki arkadaşımız lisanslı dalgıç olduklarını, Kaş’a dalmak için geldiklerini ve neler yaptıklarını anlatınca çok etkilendik. Bizim de aklımıza Ankara’ya gidince dalış lisansı alma fikri geldi ama yaparmıyız bilmem.
(Simena)
Kaş’dan Kekova tekne turuna katıldık.Ne yazık ki bu seneki tek tekne turumuz Kekova turu oldu.Ancak oldukça güzel bir turdu.Kaş’dan Kekova’ya kara yolu ile götürüldük ve oradan kalkan teknelerden tura başladık.Kaş içerisinde bu tura direk Kaş limanından başlayan da turlar vardı ancak deniz yolundan Kekova adasına gidiş çok uzun sürdüğünden,gezi biraz eziyet haline gelebiliyormuş diye bu yolu tercih ettik.Tur esnasında Batık Şehir, Tersane Koyu, Simena gibi yerlerin yanında çok güzel koylar da gördük ve çok güzel yerlerde yüzme imkanı yakaladık.Simena’da bulunan kaleden görünen manzara ise gerçekten muhteşemdi.

Bu gezinin ardından Kaş’da birgün daha kalacağımızı düşünürken oteldeki ufak bir yanlış anlaşılmadan dolayı apar topar Kaş’dan Salı öğlenin de ayrılmamız gerekti.Neyseki sonrasında nereye gideceğimiz konusunda çok çelişkiye düşmeden hemen Olympos’a gitme kararı aldık ve daha önceki kış Olympos tatilimizde kaldığımız Yakamoz Pansiyon’da da şansımıza yer bulduk.
(Olympos)
Oldukça güzel bir mekan olan bu pansiyonda tatilimizin geri kalanını dinlenerek, yüzerek, eğlenceli bir şekilde geçirdik.Ayreten belirtmeden geçemeyeceğim bu pansiyonda akşam yemekleri çok başarılı ve her akşam için farklı seçenekler sunmaları da çok güzel.Olympos’a daha önce kışın gittiğimizde Deniz’e girme imkanı bulamadığımız için denizinin bu kadar güzel olduğunu bilmiyorduk.Bunun yanısıra Olympos doğa ile içiçe tatil geçirmek isteyenler için kesinlikle tavsiye edebileceğimiz bir yer.Tatil köyü severler, rahatına düşkün beyler bayanlar ise uzak dursun, sakın gelmesin diyebiliriz :)
(Phaselis)
Olympos tatilimizin bir gününde de Phaselis’e gittik.Burada bulunan antik şehri gezdik ve yüzdük.Bugüne kadar girdiğim en sıcak denize sahip olan bu yerdeki tarihi kalıntılar ise görülmeye değerdi.Ayrıca denizin dibinde görülecek çok güzel balıklar vardı.




Böylece de bir tatili daha güzel anılarımız ile bitirdik.

26 Nisan 2007

3 Haftalık Ayrılık

Yine yolculuk göründü bana.Yarın(27Nisan) akşam saatlerinde Güney Kore'ye uçacağım.Teslim edilen projemizin ardından müşteriye verilecek eğitimler kapsamında gideceğim bu dönemde Deniz'den 3 hafta kadar ayrı kalacağım(Neyseki bu sefer kısa sürecek).Bir aksilik çıkmaz ise de 19 Mayıs'ta döneceğim ve hayatımıza kaldığımız yerden devam edeceğiz.

Beni asıl heyecanlandıran ise dönüşte yapmamız gereken işlerimiz.İlk olarak evimizi değiştirmemiz gerekiyor(Kiralık ev arama durumu).İkinci olarak Deniz ile alt yapı çalışmalarını yaptığımız fakat hala hayata geçiremediğimiz projemiz OYDA(Oyun Yapımı Doküman Arşivi).Üçüncü olarak yine Deniz ile üzerinde çalıştığımız bir Demo projemiz var.Ona kaldığımız yerden devam edeceğiz.Yarım kalan Particle Editor'ü de yeniden ele almak gerekecek.Anlayacağınız dönüşte eğlenceli işler beni bekliyor.

24 Ocak 2007

ÇizBakalım Beta2 Yayında

Bugün yeni eklentiler ile ÇizBakalımın 2.versiyonunu çıkardık.Yeni versiyonun en önemli özelliği üyelik sistemi eklentisinin yapılmış olması.Umarız oyunumuz yakaladığı başarısını devam ettirir.

08 Ocak 2007

Kış Cenneti Karagöl

Bayram tatilinin ardından Perşembe ve Cumayı izin alarak birleştirip elde ettiğimiz uzun tatilimizin en güzel günlerini, Ankara'ya yaklaşık 150km uzaklıkta bulunan Karagöl'de geçirdik. Çok sevdiğimiz arkadaşlarımız Ayca ve Orçun Babak çifti ile gittiğimiz kısa fakat güzel ve dinlendirici bu tatilde uzun zamandır görmediğimiz kadar kar gördük. Gitmeden önce herhangibir fikre sahip olmadığımız Karagöl'ü çok beğendik. Açıkçası hiçbirimiz bu güzel manzarayı beklemiyorduk.

Bu kısa tatilimizi orada bulunan dağ evlerinin birinde geçirdik.İçerisinde şöminesi, sobası, mutfağı bulunan bu 1+1 evler oraya yiyeceklerinizi götürüp gününüzü geçirmeniz için oldukça ideal. Tabiki yanınızda bir adet şömine ve soba yakabilen ayrıca gerekince odun kırabilecek bir arkadaşınızın olması da şart :) Yoksa üşümeden bu evlerde en azından bu mevsimde kalmak zor.Aslında istenirse elektirikli ısıtıcı da veriyorlarmış ama biz becerikli arkadaşımız Orçun Babak sayesinde gerek duymadık. Hem oraya gidip şöminenin karşısında ısınmanın zevki de bambaşka.

Orada bulunduğumuz süre içerisinde çok insan canlısı bir arkadaşımız vardı.Bize her gittiğimiz yerde arkadaşlık eden, gece sabaha kadar kapımızı bekleyen bu güzel, oyuncu kangal köpeği gezimizin bir neşe kaynağı oldu..

Bu güzel cennet mekana Ankara'dan gitmek isteyenler için kabaca tarif etmek gerekirse, İstanbul yolundan gidiliyor Ayaş'ı geçtikten sonra Beypazarı'nın ardından Karagöl levhası karşınıza çıkıyor.

Havalar ısındığında, baharda yeniden gitmek dileği ile...

15 Aralık 2006

ÇizBakalım Test Yayınında

2 ayı aşan zamandır üzerinde çalıştığım son projemiz ÇizBakalım, çok kullanıcılı testler için bugün online hale geldi. Kısıtlı bir zaman içinde proje için bir web sayfası hazırladık, ve şu anda ilk defa bizim haricimizdeki insanlar tarafından test ediliyor.

Bizim için oldukça heyecan verici bir olay olduğunu söyleyebilirim. Umarım ileride çok daha güzel gelişmeler olacak.

Proje web sayfası: cizbakalim.oyunyapimi.org

03 Aralık 2006

Eve Dönüş

Projemizin testlerden başarı ile geçmesinin ardından üç buçuk ay sonrasında yeniden evimde olmak gerçekten güzel. Dönüş yolculuğu oldukça zorlu geçse de sonunda evimdeyim. Deniz ile artık normal ev hayatımıza, canım arkadaşlarıma, aileme ve haftasonlarının vazgeçilmezi, sucuklu yumurtaya yeniden kavuştum. :)

24 Kasım 2006

Japonya Gezisi

Deniz'e kavuşmama şurada sadece 7 gün kalmışken gitmeden önce biraz mecburide olsa bir Japonya gezisi yaptım.Bu gezinin asıl sebebi bize verilen 3 aylık Güney Kore vizesinin sonuna gelmiş ve ülkeden çıkış yapmak zorunda olmamız.Japonya gemi ile sadece 3 saat mesafede.Gidip görmek için ise oldukça güzel bir ülke.

Gitmeden önce biraz araştırma yaparak nerelere gideceğimi, ne yemem gerektiğini ve bazı temel Japonca kalıpları öğrendim.(Arigatto , koniçiva, sumimasen.... :) )

Japonyada Fukuoka adasına gittik.Bir liman şehri olan Fukuoka gördüğüm kadar ile oldukça düzenli ve güzel bir şehirdi.Gezmek için sadece bir günüm olduğu halde bu zamanı yeterince verimli bir şekilde kulandığım kanısındayım.Bu süre içinde Sumiyoshi, Kushida ve Kego tapınaklarını gördüm. Bunun yanında Fukuokanın merkezi olarak bilinen Tenjin de dolaştım ve herkesin çok övdüğü Rameninden de yedim.Gerçekten lezzetliydi.

Bu arada artık benim için bütün çekik gözlüler aynı değil :).Japonların farkını gerçekten anladım.İki ülkenin yapısını karşılaştırmak gerekirse Japonya dış görünüş olarak daha güzel geldi bana. Koreye nazaran oldukca düzenli sokaklara sahip.Tapınakları da daha ağır görünümlü.Korede herşey biraz fazla cafcaflı görünüyor sanki.Tabiki bunun etkenlerinden biri de Japonyanın daha zengin bir ülke olması da olabilir.Sonuç itibari ile birbirlerinden oldukça farklılar.Her ikisinde de öğrenilecek farklı bir kültür var.Fakat bugüne kadar henüz Japonları seven bir Koreliye rastlamadım.Burada bulunan Koreli bir mühendis arkadaşım aralarındaki farkdan bahsederken şunu söylemişti, 'Japonlar zengine, biz yaşlıya eğiliriz.' Durumu oldukca özetliyor aslında.

Sonuç olarak benim için güzel bir gezi oldu.Umarım ileride Deniz ile birlikte yeniden gideriz...

14 Ekim 2006

Hoşgeldim Ankara

Evet, sonunda Türkiye 'ye geldim.. Aslında yeni bir olay değil bu. Eylül ayının 25 inde uçağa binip kore den yurda kesin dönüş yaptım. Busan da neslihan ile geçirdiğim 1 ay çok ama çok eğlenceliydi. Zaten 2 hafta kalırım diye gitmiştim, baktım ortam rahat, yemekler güzel ;) .. 2 hafta daha uzattım. Ama artık Ankara 'da bazı işleri toparlamak gerektiği için biyerde zorunlu bir dönüş oldu bu. Nesliciğimi Kore ellerinde bıraktım, Ankara 'da evimizde çalışmalarıma son sürat devam ediyorum.

Günlük plan basit: Bolca çalışılacak, neslihan ile msn den görüntülü sohbet yapılacak, can sıkıntısı anlarında gitar çalınacak.. Bu arada resimde benim gitarı görmektesiniz. Elektro gitar olarak ilk göz ağrım, canım nesliciimin bu doğumgünümde bana hediyesi.. Daha iyi bir fotoğraf koymak isterdim, ama elimde görüntü alabileceğim tek araç olarak web cam bulunuyor, eh buna da şükür..

Projeye gelirsek; şimdilik gizli tutmakta yarar var. Çok oyunculu online bir proje olduğunu belirtiyim. Yani anlıyacağınız freelance olarak evden oyun geliştiriyorum. Yıllardır hayalini kurduğum bir yolda ilerlemek için atılan ilk adımlar. Herşey yolunda, yaşamaya devam...

Son olarak eklemeden geçmek istemiyorum. Pinhani: İnandığın Masallar. Eğer henüz dinlemediyseniz mutlaka biryerlerden alıp dinleyin. Pişman olmayacaksınız.

Bu fotoğraf ise 21 Nisan 2006 gecesinde evde çekilmiş. Neslihancığım doğum günümde bana çok büyük bir sürpriz yapıp gitarı evimizde hediye etmişti. Fotoğraf hediyeyi alışımın hemen sonrasında çekildi. Yüzümdeki şaşkınlık ve mutluluk karışımı ebleh ifade de bu doğum günümün hayatımdaki en özel doğum günlerinden biri olduğunu belgeliyor. Evet, saçlar kısa. Eee askerim daha o zamanlar :)

07 Ekim 2006

Deniz Türkiye'ye Döndü

25 Eylül Pazatesi günü uçağı ile Deniz evimize döndü.Artık yalnızım.Aslında 2 haftalığına gelmişti ancak kalış süresini 2 hafta daha uzatarak Güney Kore seyahatini 1 ay yaptı.Çok da güzel oldu.Birlikte oldukça güzel zaman geçirdik.

Üstteki fotoğrafda Deniz'in en çok sevgiği Pibimpab ve benim sevdiklerimden Dencancige yemeği yerken çektirdik.Buradaki yemek satan yerlerin çoğunda bize yabancı olan ama çok faydalı olduğuna inandığımız birşey var.Vitrin gibi bir bölümde dışarıda yemeklerin nasıl göründüğünü size gösteren maketler var.Tıpkı gerçek gibi görünüyorlar.Böylece yemeklerin nasıl geleceğine ilişkin bir fikre sahip oluyorsunuz.Tabiki tadı göründüğünden farklı oluyor.Kimi kötü görünen güzel tadı olan yemekler varken güzel görünüp farklı tada sahip birçok yemek ile de karşılaşabiliyorsunuz.Bunların bazılarının fotoğraflarını da çektik.


Deniz'in burada olduğu sürede Busan'da bulunan, Kore savaşında ölen askerler için yapılmış olan şehitliğe de gittik.Orada bulunan Türk şehitlerinin mezarını ziyaret ettik.


Şehitliğin hemen karşısında bulunan Busan müzesini de gezdik.Özellikle Kore tarihini anlatan maketler çok güzel ve ilgi çekiciydi.

Önemli olaylardan biri de 21 Eylül 2006 yani 3.evlilik yıldönümümüzde birlikteydik. Deniz'in burada olmasına en çok sevindiğim gündü.

06 Eylül 2006

Güney Kore Günleri

Geleli 12 gün oldu.Bu süre zarfinda (isten arta kalan zamanlar içinde) oldukça yer gezdik diyebilirim.Ilk geldigimizde benim en korktugum şey Deniz'in yemekler konusunda zorluk çekecegiydi ancak umduğumdan çok daha iyi bır şekilde yemeklere uyum sağladığını söyleyebilirim.

Burada ilk olarak Haeundae sahiline gittik.Orada bulunan Busan Akvaryumunu gezdik.Oldukca güzeldi.Özellikle o kocaman su kaplunbağasını dakikalarca kameraya çektik.




Daha sonraki zamanlarda Beomeo tapınağına gittik.Daha önce de görüp cok etkilendiğim bu tapınak bu mevsimde çok daha guzelmiş.Burada yaz mevsiminde de yagmur yağdığından dolayı heryer yemyeşil.



Son olarak gidip de çok beğendiğimiz bir yer daha vardı.Gyeongju isimli küçük bir kasaba.Buranın en önemli özelliği şehrin tamamen geleneksel yapılar ile inşa edilmiş olması.İcerisinde dolaşmak için çeşitli bisikletler ve atv denilen 4 tekerli motorlardan da kiralayabiliyorsunuz.Kasabanın içinde bir de çok güzel bir göl var.İnsanlar buraya hafta sonlarını geçirmek için geliyorlar.Bizi en fazla etkileyen ise kasabanın tüm yollarının ve parklarının çok bakımlı ve güzel olması idi.


Otelimizin altında çekilen bir fotoğraf.